Haksız İcra Takibi Nedir?
Haksız icra takibi, bir alacaklının gerçekte var olmayan, ödenmiş veya muaccel (vadesi gelmiş) olmayan bir borç için borçlu aleyhine icra müdürlüğü aracılığıyla takip başlatmasıdır. Bu durum, borçlu olduğu iddia edilen kişi için ciddi mağduriyetlere, ticari itibar kaybına ve psikolojik baskıya yol açabilir. Türk Hukuk Sistemi, bu tür kötü niyetli girişimlere karşı borçluyu koruyan önemli mekanizmalar ve tazminat hakları sunmaktadır.
Haksız İcra Takibi ile Karşılaşınca Ne Yapılmalı?
Adınıza başlatılmış haksız bir ilamsız icra takibi (mahkeme kararına dayanmayan takip) ile karşılaştığınızda, paniğe kapılmadan ve yasal süreleri kaçırmadan hareket etmeniz hayati önem taşır.
1. Takibe İtiraz Süreci
İcra müdürlüğünden size bir "ödeme emri" tebliğ edildiğinde, bu tebliği aldığınız tarihten itibaren 7 gün içinde ilgili icra dairesine yazılı veya sözlü olarak itiraz etme hakkınız vardır. Bu itirazda, borcun tamamına veya bir kısmına, faize veya imzaya (eğer takip bir senede dayanıyorsa) itiraz edebilirsiniz. Süresi içinde yapılan geçerli bir itiraz, icra takibini kendiliğinden durdurur.
2. Menfi Tespit Davası
İtiraz ederek takibi durdursanız bile, borçlu olmadığınızın hukuken tespiti için "menfi tespit davası" açmanız gerekebilir. Bu dava, borçlu olmadığınızın mahkeme kararıyla sabitlenmesini sağlar. Menfi tespit davası, icra takibinden önce veya sonra açılabilir. Eğer dava takipten sonra açılır ve borçlunun talebi üzerine mahkemece teminat yatırılırsa, icra takibinin durdurulmasına karar verilebilir.
Kötüniyet Tazminatı Nedir ve Şartları Nelerdir?
Kötüniyet tazminatı, haksız ve kötü niyetli bir şekilde icra takibi başlatan alacaklının, borçluya ödemek zorunda kaldığı bir tür cezai tazminattır. İcra ve İflas Kanunu'nun 72. maddesinde düzenlenmiştir. Borçlunun bu tazminatı alabilmesi için şu şartların bir arada bulunması gerekir:
- Takibin Haksız Olması: Açılan menfi tespit davası sonucunda, borçlunun haklı olduğu ve böyle bir borcun bulunmadığı mahkeme kararıyla tespit edilmelidir.
- Alacaklının Kötü Niyetli Olması: Alacaklının, takibi başlatırken borcun olmadığını bildiği veya bilmesi gerektiği, yani kötü niyetli veya ağır kusurlu olduğu ispatlanmalıdır. Örneğin, ödenmiş bir borç için tekrar takip başlatmak kötü niyet göstergesidir.
- Borçlunun Talepte Bulunması: Kötüniyet tazminatı, mahkeme tarafından kendiliğinden hükmedilmez. Borçlunun, açtığı menfi tespit davasında bu tazminatı açıkça talep etmesi zorunludur.
Kötüniyet Tazminatı Oranı Ne Kadardır?
Menfi tespit davası borçlu lehine sonuçlandığında ve alacaklının kötü niyeti ispatlandığında, mahkeme, borçlunun talebi üzerine, takip konusu alacağın yüzde yirmisinden (%20) az olmamak üzere alacaklıyı uygun bir kötüniyet tazminatına mahkûm eder. Bu oran, alacaklıyı haksız takip başlatmaktan caydırmayı amaçlayan önemli bir yaptırımdır.
Hukuki Süreçte Avukatın Rolü
Haksız icra takibi süreci, 7 günlük itiraz süresi gibi çok kısa ve hak düşürücü sürelere tabidir. Menfi tespit davası ve kötüniyet tazminatı talebi ise teknik hukuki bilgi gerektirir. Bu nedenle, bir icra takibiyle karşılaştığınızda hak kaybı yaşamamak ve yasal haklarınızı en etkili şekilde kullanmak için derhal bir avukata başvurmanız kritik öneme sahiptir. Yurttaş & Hıra Hukuk Bürosu olarak, icra hukuku alanında uzman ekibimizle müvekkillerimizin haklarını korumak için hizmet vermekteyiz.
Y